Hakkımızda · Kadıköy, İstanbul

Bir fizik yasasına itiraz eden sahne

Entropi Sahne, Kadıköy’de bağımsız bir tiyatro sahnesi. Kendi oyunlarımızı oynar, konuk toplulukları ağırlar, yetişkinlere oyunculuk ve senaryo atölyesi açarız. Hikâyemiz bu sayfada, biletler iTicket’ta.

2015, Piri Çavuş Sokak, bir kara kutu

Entropi Sahne’yi 2015’te oyuncu Yurdaer Okur kurdu. Bugün de kurucumuz ve genel sanat yönetmenimiz. Kuruluş cümlesi tek satır:

“Entropi Sahne, her türlü performansa açık multi disipliner yaratım alanı oluşturma amacı ile kurulmuştur.”

“Her türlü performans” bizde süs değil. Bu zemin bir Mrozek oyununu da taşıdı, kum sanatıyla anlatılan bir Küçük Prens’i de, bir konseri de.

Adı neden entropi? Termodinamiğin ikinci yasası her şeyin değiştiğini ve bozulduğunu söyler. Dekor eskir, afiş sararır, oyuncu yaşlanır. Biz bu yasaya karşı değiliz (karşı olmanın faydası da yok). Ama bir istisnası var. Oyun oynanır ve biter; sonra seyircinin aklında yeniden var olur, oynandığı geceden uzun yaşar. Yaratım süreci entropi kuramını sarsan en önemli istisnadır. Adımız da şiarımız da buradan.

Kuruluşumuzu Mehmet Ulusoy, Cüneyt Çalışkur ve Mesut Yüce’ye ithaf ettik. Bu sahnenin başında onların adı duruyor.

Entropi Sahne tabelasının önünde oturan iki oyuncu

Manifesto

Biraz uzun, biraz ironik, fizikle şiiri aynı cümleye sokan bir metin. Virgülüne dokunmadan aktarıyoruz.

Fizikçilerin ve metafizikçilerin müdavimi oldukları, fakat her nedense gelirken kılık değiştirmeyi ihmal etmedikleri bir garip sosyal tesistir, Entropi.

Şairlerin pınarından içtikten sonra içkinleştiği, bilim adamlarının hamamında terleyip hipotezlerini attığı pek verimli bir menbadır, Entropi.

Algı boyutuna giren tüm özdeklerin özünden ve evreni seyredenlerin gözünden gizle perdelenmiş, şaşalı salonlarda sahnelenmesine rağmen söylencesi sır ile ertelenmiş pek muğlak metindir, Entropi.

Yaratım süreci noktalanan bir resim, yüz yıl sonra tuval dokusunda ve boyasında bozulmalar başlamış olsa da, bir asır boyunca kendisini izleyenlerin imgeleminde yeni ilhamlar yaratarak entropi kuramına meydan okur.

İşte; özü itibariyle tüm sanatsal yaratımlar, entropi müzesinde sergilenmekten uzak ve ilham mabetlerinin vitrininde sergilenmeye yakındır!

Entropi Sahne

Manifesto bitince geriye tek cümle kalıyor; onu ilke diye yazdık:

“Entropi Sahne olarak ilkemiz sanatın içinde kendimizi değil, kendi içimizdeki sanatı sevmek ve görebilmektir.”

Oyun seçerken de atölyeye yeni birini alırken de aynı cetveli tutarız. Önce biz görünmeyeceğiz. Oyun görünecek.

Siyah fon önünde kravatlı ve askılı bir oyuncunun portresi

Sahnede ne söylediğiniz önemli değildir, bunu nasıl söylediğiniz, seyircinin yüreğine nasıl hitap ettiğiniz önemlidir.

Yurdaer Okur

Ölçümüz “nasıl” sorusu

Metin ne kadar zor olursa olsun (Mayorga, McDonagh, Sabahattin Ali, Nâzım Hikmet) soru değişmez: oyuncu bunu seyirciye nasıl taşıyacak? RAN “Severmişim Meğer” bu soruyla kuruldu; Nâzım Hikmet’in şiirleri ve mektupları tek bir sese indi, önce Londra’da, sonra Piri Çavuş Sokak’ta.

İyi tiyatro, insanı değiştiren tiyatrodur.

Yurdaer Okur

Değişen yalnızca seyirci değil. Eğitim en baştan planın içindeydi; oyunun oynandığı zeminde ders de yapılır. Dilara Yalçın Okur oyuncu ve eğitmen kadromuzda. Atölyeden çıkan biri seyirci koltuğuna oturduğunda oyunu başka izler.

Eğitim veren bir tiyatro sahnesi açmayı tercih ettim.

Yurdaer Okur

Övgüye gelince: aşırı övülen oyunu Yurdaer Okur sevmez, biz de sevmeyiz. Bu sayfada “muhteşem” yok. Oyunu izlersiniz, karar sizin.

Hikâye tamam, sıra sizde

İçeri girmenin iki yolu var. Ya bir oyuna bilet alırsınız ya da atölyeye yazılırsınız. İkisini aynı akşam yapanlar da oldu.